Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.
Okul Şiirleri
 Duyurular
www.okulsiirleri.com" width="788" height="120" border="0
Yeni mesaj yok Belirli günlere şiirler
346 Mesaj
329 Konu
Son mesaj 12 Aralık 2012, 00:04:47
Gönderen: nryy Mezarının Başucunda
Alt Bölümler: ÖĞRETMENLER GÜNÜ, UNESCO'nun Kuruluş Günü, BABALAR GÜNÜ, Birleşmiş milletler günü, Dünya Gümrük Günü, Dünya Kadınlar Günü, Dünya tasarruf günü, Uyuşturucu kullanımı ve kaçakçılığı ile mücadele günü, Uluslararası aile günü, Gazeteciler ve basın bayramı, Türk Dil Bayramı, Kabotaj ve deniz bayramı, Dünya Konut Günü, Dünya şehircilik günü, Dünya gıda günü, Dünya Su Günü, Dünya mimarlık Günü, Dünya madenciler günü, Dünya AİDS günü, Dünya nüfus günü, Dünya Kooperatifçilik günü, Dünya Turizm Günü, Dünya Kitap Günü, DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ, ANNELER GÜNÜ, Dünya eczacılık günü, Dünya özürlüler günü, Dünya sigarayı bırakma günü, Dünya Sağlık Günü, Avukatlar Günü, Kadın hakları günü, Dünya Tiyatrolar Günü, NATO Günü, Dünya Meteoroloji Günü, Uluslararası Irk Ayrımı ile Mücadele Günü, Atatürk'ün Ankara'ya gelişi, Dünya felsefe günü, Sivil savunma günü, Gazeteciler Günü, Polis Teşkilatının Kuruluş Günü, Milli Eğitim Vakfı Kuruluş Günü, Dünya Barış Günü, Afet eğitimi hazırlık günü, Hava şehitlerini anma günü, Etik günü, Avrupa Günü, Gaziler Günü, Hayvanları koruma günü, İstanbul'un fethi, DÜNYA ÇOCUK GÜNÜ, ÇOCUK HAKLARI GÜNÜ, Öğretmen Okullarının Kuruluş Yıldönümü, Tıp Bayramı, Okuma Bayramı
Yeni mesaj yok Hoşgeldin Yeni Yıl
15 Mesaj
14 Konu
Son mesaj 10 Ocak 2012, 16:00:02
Gönderen: şehrazat YENİ YIL GELİYOR
Yeni mesaj yok ATATÜRK KÖŞESİ
ATATÜRK'E GÖRE ATATÜRK

Iki Mustafa Kemal vardir: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal… Ikinci Mustafa Kemal, onu “ben” kelimesiyle ifade edemem; o, ben degil, bizdir! O, memleketin her kösesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için ugrasan aydin ve savasçi bir topluluktur. Ben, onlarin rüyasini temsil ediyorum. Benim tesebbüslerim, onlarin özlemini çektikleri seyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yasamasi ve basarili olmasi gereken Mustafa Kemal odur!

Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek degildir. Benim fikirlerimi, benim duygularimi anliyorsaniz ve hissediyorsaniz bu kâfidir.

Büyük ölülere matem gerekmez, fikirlerine baglilik gerekir.

Ben, manevî miras olarak hiçbir nass-i kati, hiçbir dogma, hiçbir donmus ve kaliplasmis kural birakmiyorum. Benim manevî mirasim, ilim ve akildir. Benden sonrakiler, bizim asmak zorunda oldugumuz çetin ve köklü müskülât önünde, belki gâyelere tamamen eremedigimizi, fakat asla taviz vermedigimizi, akil ve ilmi rehber edindigimizi tasdik edeceklerdir. Zaman süratle dönüyor, milletlerin, cemiyetlerin, fertlerin saadet ve bedbahtlik telâkkileri bile degisiyor. Böyle bir dünyada, asla degismeyecek hükümler getirdigini iddia etmek, aklin ve ilmin gelisimini inkâr etmek olur.

Benim, Türk milleti için yapmak istediklerim ve basarmaya çalistiklarim ortadadir. Benden sonra, beni benimsemek isteyenler, bu temel mihver üzerinde akil ve ilmin rehberligini kabul ederlerse, manevî mirasçilarim olurlar.

Bir zamanlar gelir, beni unutmak veya unutturmak isteyen gayretler belirebilir. Fikirlerini inkâr edenler ve beni yerenler çikabilir. Hatta bunlar, benim yakin bildigim ve inandiklarim arasindan bile olabilir. Fakat, ektigimiz tohumlar o kadar özlü ve kuvvetlidirler ki bu fikirler, Hint’ten, Misir’dan döner dolasir gene gelir, verimli neticeleri kalpleri doldurur.

Hayatimin bütün devrelerinde oldugu gibi, son zamanlarin buhranlari ve felâketleri arasinda da bir dakika geçmemistir ki, her türlü huzur ve istirahatimi, her nevi sahsî duygularimi milletin kurtulusu ve mutlulugu adina feda etmekten zevk duymayayim. Gerek askerî hayatimin ve gerek siyasî hayatimin bütün devir ve bölümlerini isgal eden mücadelelerimde daima hareket kuralim, millî iradeye dayanarak milletin ve vatanin muhtaç oldugu gayelere yürümek olmustur.

Pekâlâ bilirsiniz ki benim bütün hayatimda bu ana kadar güttügüm gaye, hiçbir vakit kisisel olmamistir. Her ne düsünmüs ve her neye girismis isem, daima memleketin, milletin ve ordunun adina ve menfaatine olmustur. Hiçbir zaman sahsimin üstünlügünü ve sivrilmemi göz önüne almamisimdir.

Memleket ve milletin kurtulusu ve mutlulugu için çalismaktan baska bir maksadim yoktur. Bu, bir insan için kâfi bir sevinç ve haz temin eder. Benimle beraber olan arkadaslarim, bütün vatandaslarim da ayni maksadi takip etmektedirler. Sahsî ve ailevî huzur ve mutlulugun, milletin huzur ve mutluluguyla ayakta durdugunu, memleketin güvenlik ve dokunulmazligiyla mümkün oldugunu gerçek ve ciddî bir surette anlamislardir. Ben ve benimle beraber olanlar, hedefimizin yüceligine, yolumuzun dogruluguna eminiz. Bunda asla süphe ve tereddüdümüz yoktur. Milletimizin, Türk milletinin yakin, uzak tarihine lüzumu kadar bilgimiz vardir, Mazinin derslerini, bugünün ve gelecegin hayati için göz önünde tutmak dikkatinden mahrum degiliz. Yaptigimiz hizmetlerle övünmüyoruz. Yapacagimiz hizmetlerin, iftihar sebebi olabilecegi ümidiyle avunuyoruz.

(Çevresindekilere söyledigi bir söz) : Beni övme sözlerini birakiniz; gelecek için neler yapacagiz, onlari söyleyin!

Benim ihtiraslarim var, hem de pek büyükleri; fakat bu ihtiraslar, yüksek mevkiler isgal etmek veya büyük paralar elde etmek gibi maddî emellerin tatminiyle ilgili bulunmuyor. Ben bu ihtiraslarimin gerçeklesmesini, vatanima büyük faydalari dokunacak, bana da gerektigi gibi yapilmis bir vazifenin canli iç rahatligini verecek büyük bir fikrin basarisinda ariyorum. Bütün hayatimin ilkesi, bu olmustur. Ona çok genç yasimda sahip oldum ve son nefesime kadar da onu koruyacagim.

Allah bilir, hayatimda bugüne kadar orduya faydali bir üye olabilmekten baska vicdanî bir emel edinmedim. Çünkü vatanin korunmasi, milletin mutlulugu için her seyden evvel ordumuzun, eski Türk ordusu oldugunu dünyaya bir daha ispat lüzumuna çoktan inanmis idim. Bu inanca ait emellerimin siddeti, ihtimal beni pek ziyade asiri davranisli göstermisti. Fakat zaman, saf ve temiz dimaglardan dogan fikrî gerçekleri -kabulünden çekinilse dahi- uygulattirir.

Bütün vazifelerin üstünde bizim de bir vicdanî vazifemiz vardi; o da, herkesin sudan bir takim vazifeler yaptigi sirada hayatimizi, varligimizi bu milletin bagrina sokarak, onlarla beraber düsman karsisinda ugrasmak olmustur!

Ben vazifemin bitmedigini, yüklendigim sorumlulugun da yüksek ve çetin oldugunu anliyorum. Arkadaslar, bu vazife bitmeyecektir; ben toprak olduktan sonra da devam edecektir! Ben seve seve, sevine sevine bütün varligimi bu kutsal vazifeye verecegim ve onun yüksek sorumlulugunu yüklenmekle mesut olacagim. Vazifeme basari ile devam edebilecegim. Çünkü büyük milletimizin kalp ve vicdaninda bana karsi sarsilmaz bir güven ve itimat tasimakta oldugunu görüyorum. Bu benim için büyük kuvvettir, büyük yetkidir.

Biz, eger millet ve tarih önünde herhangi bir hata isliyorsak, bunun sorumlulugunu vicdan ve sagduyumuzda hissetmekten ve ödemekten, hiçbir zaman çekinecek insanlar degiliz.

Millet ve memleketin sayesinde kazanilan rütbe ve refahin bir ehemmiyeti, bir kutsalligi vardir. Biz bunlardan, ancak yine bu aziz millet ve memlekete borçlu oldugumuz son bir namus vazifesini yapmak içîn ayrildik. Milletin kendi hayatini kurtarmak, kendi mesru hakkini müdafaa etmek için çikardigi sese istirak etmek, her kendini bilen vatandasin vazifesidir. Eger bu millet, bu memleket parçalanacak olursa umumî serefsizligin yikintisi altinda, sunun bunun kisisel serefi de parça parça olur. Biz, o umumî serefi kurtarabilmek için harekete gelen millete ruhumuzla istirak ettik, istirakimize mâni olabilecek sahsî rütbeleri, mevkileri de umumî serefi kurtarmaya yönelik bir gaye ugruna feda ettik.

Ben, gerektigi zaman, en büyük hediyem olmak üzere Türk milletine canimi verecegim.

(Mallarini millete bagislamasi nedeniyle söylemistir) : Mal ve mülk, bana agirlik veriyor. Bunlari, soylu milletime geri vermekle büyük ferahlik duyuyorum. Zenginlikten ne çikar; insanin serveti, kendi manevî sahsiyetinde olmalidir!

Hürriyet ve bagimsizlik benim karakterimdir. Ben, milletimin ve büyük ecdadimin en kiymetli mirasindan olan bagimsizlik aski ile yaratilmis bir adamim! Çocuklugumdan bugüne kadar ailevî, hususî ve resmî hayatimin her safhasini yakindan taniyanlarca bu askim bilinir. Bence bir millette serefin, haysiyetin, namusun ve insanligin yerlesmesi ve yasamasi, mutlaka o milletin hürriyet ve bagimsizligina sahip olmasina baglidir. Ben sahsen, bu saydigim özelliklere çok ehemmiyet veririm ve bu özelliklerin kendimde varligini iddia edebilmek için milletimin de ayni özellikleri tasimasini sart ve esas bilirim. Ben yasayabilmek için mutlaka bagimsiz bir milletin evlâdi kalmaliyim! Bu sebeple millî bagimsizlik, bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri gerektirdigi takdirde insanligi teskil eden milletlerden her biriyle medeniyet gereginden olan dostluk ve siyaset münasebetlerini, büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak, benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin de bu arzusundan vazgeçinceye kadar amansiz düsmaniyim!

(Savarona yatinda kabul ettigi Romanya Krali Karol ‘un, görüsme sirasinda Almanya ile Çekoslovakya arasindaki Südet meselesine temas etmesi ve Atatürk’ten Çekoslovakya Cumhurbaskani Benes ‘e bazi telkinlerde bulunmasini rica etmesi üzerine, görüsmeyi dinlemekte olan zamanin Disisleri Bakam Tevfik Rüstü Aras ‘a söyledikleri): Majeste Kral’m söylediklerini dikkatle dinledim. Benden, bir devlet reisine kendi ülkesinden bir parçayi Almanlar’a terk etmesini tavsiye etmekligimi mi istiyorlar? Benim gibi, bütün ömrü boyunca yurdunun bagimsizligi ve bîr karis topragim baskasina vermemek için savasan bir adam, inançlarina aykiri bir seye nasil araci olur? Görüyorum ki Majeste Kral, beni ve karakterimi iyi tanimiyorlar.

Ölüme dogru en çok atilanlardan biriyim. Kursun ve gülle yagmuru altinda birçok muharebelere istirak ettim. Hattâ ölüm bir defa, kalbimin yanindan siyirarak geçti. Kalbimin üzerinde bir saat vardi ve bu saat, mermi parçasinin siddetini kirdi.

Her zaman tekrar mecburiyetinde kaliyor ve tekrari da faydali görüyorum ki, eger ben milletime herhangi bir hizmette bulunmussam, eger ben herhangi bir tesebbüste ön ayak olmussam, bu hizmet ve tesebbüsün temel kaynagi, saygilar ve sevgilerle bagli oldugum, bundan sonra da saygi ve sevgiyle mutluluk ve refahina varligimi, hayatimi verecegim aziz milletime, sizlere dayanmaktadir. Bir millette güzel seyler düsünen insanlar, fevkalâde isler yapmaya kabiliyetli kahramanlar bulunabilir. Ama öyle kimseler yalniz basina hiçbir sey olamazlar; meger ki bir umumî hissin ifadesi, temsilcisi olsunlar! Ben milletimin düsünce ve duygularini yakindan tanimaktan, aziz milletimde gördügüm kabiliyet ve ihtiyaci belirtmekten baska bir sey yapmadim. Onun bu kabiliyet ve duygularini sezip tanimakla övünüyorum. Milletimdeki, bugünkü zaferleri dogurabilecek özelligi görmüs olmak… Bütün bahtiyarligim iste bundan ibarettir.

Arkadaslarimiz ve milletin bütün fertleri gibi, millî davamizda benim de emegim geçmis ise, bu çalismada is yapma kuvveti ve basari varsa, bunu sahsima atfetmeyiniz. Ancak ve ancak bütün milletin manevî sahsiyetine atfediniz. Ben, milletin bu yüksek, manevî sahsiyeti içinde bir naçiz fert olmakla bahtiyarim. Efendiler, millet bütünüyle manevî bir sahis halinde ve bir birlesmis kitle seklinde belirdi ve bu yüce birligi koruyarak ona düsman olanlari ortadan kaldirdi.

Milletimle yakindan ve gösteristen uzak karsilikli görüsmenin zevkini, bahtiyarligini anlatamam. Her ne vakit milletimin karsisinda kendimi görsem, her ne vakit milletimin fertlerinden birkaçinin yüzüne baksam, oradan ruh ve vicdanima gelen isik, benim için en kiymetli bir ilham ve verim alevi oluyor!

30 Agustos’ta sevk ve idare ettigim muharebe, Türk Milleti’nin yanimda bulundugu halde, idare ettigim ilk ve son muharebedir. Bir insan kendini, milletle beraber hissettigi zaman, ne kadar kuvvetli buluyor bilir misiniz? Bunu tarif müsküldür.

Hayatimda en büyük dayanak ve kuvvetim, vatandaslarimdan gördügüm itimat ve destekdir. Bütün vazifelerimde manevî, vicdanî olan en büyük endisem, emanetinizin hürmet ve kutsalligina devamli olarak dikkat etmektir.

Samimî olarak bu memleketin, bu milletin menfaatine yapilacak bir is olsun, ben onu göz önüne almayayim; bu, mümkün degildir. Yalniz, isin gerçekten millete menfaati olmali ve teklifin samimî olarak yapildigina ben inanmaliyim.

Benim için dünyada en büyük mevki ve mükâfat, milletin bir ferdi olarak yasamaktir. Eger Cenab-i Hak beni bunda muvaffak etmis ise, sükrederim. Bugün oldugu gibi ömrümün nihayetine kadar milletin hizmetinde olmakla iftihar edecegim.

Simdiye kadar millete yapamayacagim bir seyi vaat etmedim. Ben yapacagim dedigim zaman, buna inanmayanlar vardi. Buna ragmen hareket ettim. Görüyorsunuz ki basardik. Benim ve benimle çalisanlarin güveni vardir ki, yeni hedeflerimize de basariyla varacagiz. Simdiye kadar söylediklerimin gerçeklesmis olmasi, bütün tasavvurlarimin beni yalanlamamasi, milletin ciddî ve samimî olarak bana yardimci ve destek olmasiyla mümkün olmustur. Onun için yeni gayelere erismek için de bu yardim ve destege ihtiyacim vardir; onu benden esirgemeyiniz!

Benim san ve serefimden bahsetmek de hatadir. Iyi dinleyiniz ögüdüm budur ki, içinizden herhangi bir adam çikar, san, seref davasi güder ve benzersiz olmak isterse, basinizin belasidir; ilk önce kafasi kirilacak adam budur! Mensup oldugum Türk milletinin san ve serefi varsa, benim de bir ferdi olmak sifatiyla sanim serefim vardir, asla baska degilim.

Ben zannediyorum ki, millet fertlerinin hiç birinden fazla yükseklige sahip degilim. Bende fazla girisim görüldüyse bu benden degil, milletin bileskesinden çikan bir girisimdir. Sizler olmasaydiniz, sizlerin vicdanî egilimleriniz bana dayanak noktasi teskil etmemis olsaydi; bendeki girisimlerin hiçbiri olmazdi. Millete ait meziyetleri yalniz sahislara birakan anlayis, eski idarelerin sistem ve usul meselesinden doguyordu. Vaktiyle mevcut devlet ve devletlerin kurulus sekli, sadece bir sahsin menfaatlerini ve arzularini tatmine yönelmis idi. Sahislarin bu arzu ve emellerine hizmet eden millet, gösterilen büyüklüklerin serefinden asla payini alamaz, ancak hata ve beceriksizlik olursa onlar millete yüklenirdi. Bugün bu hâl mevcut degilse, millet kendi büyüklügünü oldugu gibi dünyaya göstermisse, fazlalik bende degil, bugünkü idarenin niteligindedir. Bu sekil mevcut oldukça, bu mevkie çikacak herkesin yapacagi sey bundan baska türlü olamaz.

Sizden olan bir sahsa, sizden fazla ehemmiyet vermek, her seyi milletin bir ferdinin sahsiyetinde odaklastirmak, geçmise, bugüne, gelecege, bütün bu zamanlara ait bir toplumun meselelerinin aydinlatilmasi ve belirtilmesini yüksek bir toplulugun tek bir sahsiyetinden beklemek elbette ki lâyik degildir, elbette ki lâzim degildir.

Ben düsündüklerimi, sevdiklerime oldugu gibi söylerim. Ayni zamanda gerekli olmayan bir sirri kalbimde tasimak kudretinde olmayan bir adamim. Çünkü ben, bir halk adamiyim. Ben düsündüklerimi daima halkin önünde söylemeliyim. Yanlisim varsa halk beni yalanlar. Fakat simdiye kadar bu açik konusmada halkin beni yalanladigini görmedim.

Ben, ancak daha iyisini yapabildigim seyi tahrip edebilirim; yapamayacagim seyi de tahrip edemem.

Ben o adamim ki ordunun memleketi, milleti muhakkak bir neticeye götürebilecegi noktalarda emir veririm. Fakat ilim ve bilhassa sosyal ilim sahasina dahil islerde ben emir vermem. Bu alanda, isterim ki bana bilginler dogru yolu göstersinler. Onun için, siz kendi ilminize, kültürünüze güveniyorsaniz, bana söyleyiniz. Sosyal ilmin güzel yönlerini gösteriniz, ben takip edeyim.

Ben, sadece evlenmek için evlenmek istemiyorum. Vatanimizda yeni bir aile hayati yaratmak için önce kendim örnek olmaliyim. Kadin böyle umaci gibi kalir mi?

Hayat kisadir. Bunu kutlama ve taçlandirma için, insanlarin genellikle makul gördükleri vasita evliliktir. Bu umumî kurala uymayanlar, pek sinirli ve müstesnadirlar. Bu istisnalari olusturanlar da, esas kuralin fenaligindan degil ve fakat tersine bu güzel kurala inanmadan kendilerini meneden sebeplerin mahkûmu olduklarindan, belki evlenmis olmaktan korktuklarindan fazla bedbaht olanlardir, inkâr edilmez bir gerçektir ki insanlar, hayat, kadinsiz olamaz. Evli olanlar, hayatin vazgeçilmezini temin etmis ve bütün düsünce ve isteklerini bir maksat, bir meslek, bir amaca yöneltmis olur. Ancak talih, eslerin ruh ve kalplerini iyi geçindirsin!

Esini mesut edebilecek herkes evlenmelidir, çoluk-çocuk sahibi olmalidir. Bana bakmayiniz; bu meselede örnek Ismet Pasa’dir. Benim hayatim baska türlü düzenlenmistir. Buna ragmen tecrübesini yaptim. Sonradan anladim ki bu is benim basarabilecegim is degilmis…

(Bursa’da kendisini karsilayan çocuklara söylemistir): Küçük hanimlar, küçük beyler! Sizler hepiniz gelecegin bir gülü, yildizi, bir mutluluk pariltisisiniz! Memleketi asil aydinliga bogacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim, kiymetli oldugunuzu düsünerek ona göre çalisiniz. Sizlerden çok seyler bekliyoruz; kizlar, çocuklar!

(Bir alay karargâhinin temel atma töreni esnasinda bir koyunun temel için açilan çukura dogru, yere yatirilip bogazindan kesilmek üzere oldugunu gördügü zaman, Iran Sahi Riza Pehlevi ile aralarinda geçen konusma): Atatürk -Ben kana bakamam! Bir tavugun dahi bogazlandigini görmeye tahammülüm yoktur. Sahinsah -Ya bu kadar çok bulundugunuz büyük ve kanli muharebe meydanlari?… Atatürk -Ha, o baska meseledir; öyle yerlerde cesetlerin üzerinden atlayarak yürürüm. O bambaska bir istir.

Birçok zaferler kazandim. Fakat, bunlarin en büyügünden sonra bile her aksam, savas alanlarinda ölen bütün askerleri düsünerek içimde derin bir keder duyuyorum.

Ben, muharebelerde dahi düsmanin üzerinde bir kin duymam; yalniz askerlik kurallarinin tatbikini düsünürüm.

Ben baskalarinin yaptigi ilkelere degil, ancak kendi ilkelerime uyarim.

Benim gözümde hiçbir sey yoktur; ben yalniz liyakat âsigiyim.

Hiçbir zaman sahsî gücenikliklerimi, birtakim olumsuz girisimlerle tatmine kalkmak adîligine tenezzül etmem.

Benim müstesna olduguma dair bir kanim yoktur.

Ben ölürsem soylu milletimizin beraber yürüdügümüz yoldan asla ayrilmayacagina eminim; bununla gönlüm rahat!

300 Mesaj
264 Konu
Son mesaj 04 Mart 2013, 20:12:29
Gönderen: türkçe dostları Atatürk'ün belirli konul...
Alt Bölümler: 10 KASIM ATATÜRK'Ü ANMA GÜNÜ, ATATÜRK'ÜMÜZE DAİR, İstiklal Marşımız, Atatürk'çülük ilkeleri, Bayrak şiirleri, Vatan şiirleri, Millet şiirleri
Yeni mesaj yok Mehmetçik ve Askerlik üzerine
3 Mesaj
3 Konu
Son mesaj 05 Kasım 2012, 19:16:38
Gönderen: türkçe dostları Mehmetçik şiiri, Sezen A...
Yeni mesaj yok Okul hayatına ait rüya tabirleri
1 Mesaj
1 Konu
Son mesaj 04 Aralık 2012, 21:29:45
Gönderen: türkçe dostları Okul hayatına ait rüya t...
Yeni mesaj yok Hikaye, deneme, makaleler
12 Mesaj
9 Konu
Son mesaj 19 Mayıs 2013, 20:02:32
Gönderen: türkçe dostları Ynt: ANNELER KIRIK GÖNÜL
Yeni mesaj yok Konuşma metinleri
Etkinlik, belirli gün ve bayramlara ait konuşma metinleri bu bölüme...
7 Mesaj
7 Konu
Son mesaj 06 Ekim 2012, 22:14:21
Gönderen: türkçe dostları 29 Ekim Cumhuriyet Bayra...
Yeni mesaj yok Marş sözleri
65 Mesaj
63 Konu
Son mesaj 07 Kasım 2012, 19:47:42
Gönderen: türkçe dostları Bir oluruz yolunda... Mi...
Alt Bölümler: Askeri Marşlar, Mehter Marşları, Fanatik Marşlar
Yeni mesaj yok Anlamlı ve esprili Duvar yazıları
4 Mesaj
4 Konu
Son mesaj 04 Aralık 2012, 20:38:08
Gönderen: türkçe dostları Duvar yazıları - 2
Yeni mesaj yok Forum profil imza örnekleri
11 Mesaj
11 Konu
Son mesaj 23 Mart 2013, 11:39:36
Gönderen: türkçe dostları imzalar...
Yeni mesaj yok Sohbet ve Tanışma
38 Mesaj
35 Konu
Son mesaj 15 Mart 2013, 11:08:07
Gönderen: ORHAN AFACAN GAZİEMİR'İN KALBİ-ORHAN ...
Yeni mesaj yok Öğretmen Şiirleri
Öğretmenlerimizin yazdığı ve öğretmenlerimize atfen yazılanlar...
32 Mesaj
31 Konu
Son mesaj 05 Kasım 2012, 21:20:49
Gönderen: bukett Ynt: Canım Öğretmenim
Yeni mesaj yok Paylaşım
51 Mesaj
45 Konu
Son mesaj 10 Aralık 2012, 21:42:48
Gönderen: türkçe dostları 2013 belirli gün ve haft...
Alt Bölümler: Şiir nedir? Tarihçesi, Şiir Yazma Sanatı, Ront, drama ve gösteriler
Yeni mesaj yok Okul Öncesi
Anasınıfları ve henüz okula başlamayanlar için özel bölüm...
41 Mesaj
37 Konu
Son mesaj 05 Haziran 2011, 22:32:02
Gönderen: candanöte Ynt: YAĞMUR AMCA
Alt Bölümler: Şiirler, Bilmeceler, Tekerlemeler, Oyunlar, Şarkılar

* Okul Şiirleri - Bilgiler
Son Mesajlar
Son Mesajlar
Yapay Zeka, Artificial Intelligence (2001) [Film özetleri] Gönderen: türkçe dostları 30 Mayıs 2013, 21:35:45
Aşkın Gücü, What Dreams May Come, 1998, Robin Williams [Film özetleri] Gönderen: türkçe dostları 30 Mayıs 2013, 21:22:49
Pi'nin Hayatı (Life of Pi) [Film özetleri] Gönderen: türkçe dostları 30 Mayıs 2013, 21:11:12
FETİH ÖNCESİ, FETİH ANI [AŞK ve Sevgi Şiirleri] Gönderen: ORHAN AFACAN 22 Mayıs 2013, 22:29:08
Ynt: ANNELER KIRIK GÖNÜL [Hikaye, deneme, makaleler] Gönderen: türkçe dostları 19 Mayıs 2013, 20:02:32
ANNELER KIRIK GÖNÜL [Hikaye, deneme, makaleler] Gönderen: ORHAN AFACAN 17 Mayıs 2013, 10:06:51
BİNCANLA SEVİYORUM TÜRKİYEMİ-ORHAN AFACAN [Hikaye, deneme, makaleler] Gönderen: ORHAN AFACAN 17 Mayıs 2013, 10:05:28
Ynt: BEŞYÜZ DERDE DEVA BESİN-ORHAN AFACAN [Hikaye, deneme, makaleler] Gönderen: ORHAN AFACAN 17 Mayıs 2013, 10:04:08
imzalar... [Forum profil imza örnekleri] Gönderen: türkçe dostları 23 Mart 2013, 11:39:36
Çanakkale Zaferi konulu konuşma metni [18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitler Günü] Gönderen: türkçe dostları 15 Mart 2013, 14:58:03
Forum İstatistikleri
Forum İstatistikleri 3111 Mesaj 2852 Konu Gönderen: 193 Üye. Son üye: güvercinim
Son mesaj: "Yapay Zeka, Artificial I..." ( 30 Mayıs 2013, 21:35:45 )
En son gönderilen mesajları göster
[Daha fazla istatistik]
Online Üyeler
Online Üyeler 19 Ziyaretçi, 0 Üye

Bugün En Çok Çevrimiçi: 33. En Çok Çevrimiçi: 502 (18 Mart 2013, 20:31:52)
Giriş Yap (Şifremi Unuttum)
Giriş Yap